 |
|
|
| Bugün |
:44 |
| Tekil Toplam |
:33238 |
| Çoğul Toplam |
:238198 |
| Çoğul En iyi |
:9783
|
| Tekil En iyi |
:84
|
| Aktif |
:4
|
|
|
 |
 |
 |
|
 |
| einstein | 31 Ocak 2008, Perşembe | | > Bir üniversite profesörü öğrencilerine su soruyu sorar;
>
> -"Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?"
>
> Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.
> -"Evet, her şeyi Tanrı yarattı!"
> Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine
>
> -"evet efendim"
>
> diye yanıtlar. Profesör devam eder;
>
> -"Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve Şeytan var olduğuna göre Şeytani
> da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız
> 'Kesinleştirme'
> prensibine göre de Tanrı Şeytandır."
>
> Öğrenci böyle bir önerme karsısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör
> ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane
> olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur. Bu arada bir öğrenci
> ayağa kalkar ve -"Bir soru sorabilir miyim profesör?"
>
> der. Profesörde sorabileceğini söyler. Öğrenci ayağa kalkar ve
>
> -"Soğuk var mıdır?"
>
> diye sorar. Profesör;
>
> -"Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır"
>
> diye yanıtlar.
>
> -"Sen hiç soğuktan üşümedin mi?"
> Öğrenci;
>
> -"Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur.
> Yaşamda/realitede biz
> soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o
> enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler.
> Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç
> olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme
> özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın
> yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir
> kelimedir"
>
> der ve devam eder,
> - "Profesör, karanlık var mıdır?"
> Profesör ;
> -"Tabi ki vardır".
>
> Öğrenci yanıtlar,
> -"Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü karanlık ta yoktur.
> Yaşamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde
> çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un
> prizmasını üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit
> ışık isini karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani
> karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar
> karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz!
> Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı
> yer/mekan için kullanılan bir kelimedir." Son olarak öğrenci profesöre
> gene sorar;
>
> -'Efendim Şeytan var mıdır?
>
> Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar;
>
> -'Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz.
> Şeytan/kötülük bir kişinin başka bir kişiye her gün sergilediği
> insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O, dünyadaki islenmiş tüm suçlarda,
> şiddette yer alır. Bunların tümü Şeytanin kendisinden başka bir şey de
> değildir.'
>
> der. Öğrenci devam eder;
>
> -"Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi basına yoktur.
> Şeytan basit olarak
> Tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanin
> Tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden
> ibarettir.
> Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan/kötülük insanin Tanrısal sevgiyi
> yüreğinde duyumsamadığı zaman deneyimle diklerinin bir sonucudur. O
> aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk yada ışığın olmadığı yere
> gelen karanlık gibidir."
>
>
>
> Profesör yerine oturur. Genç öğrencinin adı Albert Einstein'dır
| ekleyen(cahit) | 531 |
|